GÜNAY TULUN 1

 
SANAT ve EDEBİYAT HAYATI
Edebiyatla ilgisi ilköğretim çağlarında başladı. Eğitimini; Düriye Güneri, Bahire Orbay, İbrahim Işık, Sedat Günay, Hayrettin Mutlu ve Bekir Sıtkı Erdoğan gibi edebî alanda güçlü kişilerden aldı.  
 
Adını lise yıllarında yazdığı şiirlerle duyurdu.
Devrin modasına uyarak, Türkiye’de zirveye çıkmış yabancı pop müzik şarkılarına Türkçe sözler yazdı. Bunlardan bir kısmı çeşitli orkestralarca radyo emisyonlarında ve konserlerde okundu. Bazı kültür festivallerinde sunucu olarak yer aldı. Bu festivaller sırasında “Muammer Karaca Tiyatrosu“nda sahneye çıktı. İkinci Orhan Boran olarak lanse edilmesine rağmen öğrenim gerekçesiyle bu işi bıraktı. Şiirleri, üniversite yıllarında sanat ve edebiyat dergilerinde de görünmeye başladı. 1995 yılında yayınlanan Anılar Canlanırken isimli kitabı, korsan baskılar hariç, üç kez basıldı. 

Bazıları bestelenerek şarkı hâline dönüştürülen şiirleri; Eflâtun, Mavi, Bülten, Haber gibi kültür ve sanat dergilerinde, yazıları da Haber gazetesi ve Mavi dergisi’nde yayınlandı. Şiirleri TRT dahil birçok televizyon ve radyo programında yoğun istek alan eserler arasında yer aldı. 

O zamanlar “Hafif Batı Müziği” olarak adlandırılan tarza daha yatkın olmasına ve bu tarzda şarkı sözleri yazıp besteler yapmasına rağmen, bir dönem yeterli repertuar edinebilecek kadar “Türk Sanat Müziği ve Klasik Türk Müziği” kurslarına da devam etti. 

Çok kısa bir dönem Haber gazetesi’nde köşe yazarlığı yaptı. Sivil silahlanmanın zararlarını anlattığı makalesinin gazete yönetimince ürkek karşılanması ve basımının geciktirilmesi üzerine gazetedeki köşesini bıraktı.

Bulgaristan’dan Türkiye’ye yoğun soydaş göçü sırasında yazdığı basın bültenleri TRT Televizyonları ve gazetelerde yer aldı.
Bazı şirketlerin katalog ve diğer tanıtım metinlerini kaleme aldı.
Türkiye televizyonlarında yayınlanan bazı reklam filmlerinde oynadı.
Kapalı devre abone sistemi uygulayan “Yazarlar ve Ozanlar“ın edebiyat dergisinde “Gerçeğin Damlaları” köşesinde ve aynı gruba ait “Gerçeğin Damlaları” dergisinde de yazdı.

Çok küçük yaştan itibaren, gittiği her yerde, Ermeniler tarafından yapılan soykırımları yaşamış tanıklarla karşılaşması, onu bu olayı araştırıp öğrenmeye itti. Bu konuda birçok makaleye imza attı. Savunduğu fikri kısaca şöyle özetlediğini bilmekteyiz:
Ermeni soykırımı denen olay iki küçük sözcük farkıyla gerçektir. Tam adı şöyle olmalıdır: “Ermenilerin Yaptığı Türk Soykırımı”. Çünkü soykırımı yapan Ermeniler, soyları yok edilmek istenense Türklerden başkası değildir.
Bu konuda şunları da anlatarak her iki ulusu uyarır: 
Ermeni düşmanı olmadığım gibi hiçbir ulusa karşı da ön yargım, düşmanlığım yok. Bunun tek istisnası soykırım yapanlarla zulmeden ve yaptıklarını o soykırıma ve zulme uğrayanların üzerine yıkanlardır. Aynen mazlum Türklere yapıldığı gibi… Ermeniler iftira attıkça konuyu bilen birilerinin de hiç bıkmadan gerçekleri anlatması gerekir. Soykırımcı Ermeniler hâla aynı kafadalar. Değişen bir şey yok! Sonuncu numaralarıysa Ruslarla anlaşarak sınırımızda huzursuzluk çıkarmak ve miadı dolmuş nükleer santralları sanki kendileri etkilenmeyecekmiş gibi devreye sokmaktır. Bu nasıl kinse artık…
Ben, yalnızca gerçek tarihin yazdıklarına, gözlemlerime ve ikisinin harmanlanmasıyla ortaya çıkan bilgiye inanırım. Argo olacak ama buraya ancak palavra sözcüğü yakışır. Yani “Palavra Tarihi” bir yana bırakıp gerçeklerin anlatıldığı tarihi, Türkiye Ermenileri başta olmak üzere tüm dünya Ermenileri de dünya Türkleri de öğrenmelidir. Yalan ve iftiralar üzerine kurulmuş bu kin, bir gün çok kötü sonuçlar verebilir. Bu yüzden akılları başa toplayıp gerçeğin peşinde koşmak gerekir. Gerçekse Anadolu’nun hemen her yerindeki toplu Türk, Kürt, Arap, Yahudi, Arami, Süryani, Keldani mezarları ve onlara eklenen Quba, Xocalı ve sayarken şaşırabileceğiniz kadar çok sayıdaki bölgede Azerbaycan Türk’üne karşı yapılmış soykırımlardır. Azerbaycandaki bu soykırımlar yalnız Türklere karşı mı oldu derseniz cevabım “Hayır!” olacaktır. Yahudilere karşı da… Bu arada şaştıklarım da var. Soykırıma uğratıldıkları hâlde günümüz şartları nedeniyle Türklerden hoşlanmadıkları için ‘Soykırımı Türkler yaptı” diyen Kürt, Arap, Arami, Süryani ve Kaldanilerle ikiyüzlü Almanlar. Fransız ve İngiliz’iyse hiç dikkate almıyorum. Onlar zaten bu pisliğin başı…”

Düşüncelerini cesurca ifade etmesinden dolayı sık sık diğer yayın kuruluşlarınca da alıntılar yapılan yazıları; çeşitli yayın organlarının gazete ve dergileriyle Kent Haber dahil bazı web portallarındaki köşesinde yayınlanmıştır.
KİTAPLAR     kitaplar
Kaliteli Yönetim İşletmelerde İç ve Dış Organizasyonlar 2001
Anılar Canlanırken II Geçmişi Yaşamak Gelecekle “Şiirler” 2000-Gen.baskı
Anılar Canlanırken Bir Başkaydı O Yıllar “Şiirler” II. Baskı Ekim 1995 
Anılar Canlanırken “Şiirler” I. Baskı Eylül 1995
Osmanlılarda Çağdaşlaşma Hareketleri Üzerine Küçük Bir İnceleme 1990
Anadolu Uygarlıkları
Alacahöyük Troya ve Alişar Üz. K. B. İnceleme 1989  

GAZETE, DERGİ ve BENZERİ YAYINLARDA GÜNAY TULUN
[Gruba Bağlı Yayınlardan Bazıları
TÜRKİYE’NİN SESLERİ Gazetesi, İSTANBUL’un SESLERİ Gazetesi, İNSAN ve SANAT DergisiTARİHİN HABERCİSİ DergisiSESSİZLİĞİN SESLERİ SANAT GalerisiCİDDİ GAZETE, CIZIRTILI 45’LİKLER (wp) Dergisi, TARİHİN SESLERİ Dergisi, SESSİZLİĞİN ŞİİRSEL SESİ Dergisi, SİNEDİL Sanatın ve 7.Sanat Sinemanın DergisiSANAT ve SİNEMA DergisiSESSİZLİĞİN SESİ RadyolarıSESSİZLİĞİN SESİ OKURLAR Platformu, SESSİZLİĞİN SESİ DergisiSESSİZLİĞİN SESLERİ GazetesiSESSİZ DÜNYA DergisiSAMSUN SESLERİ Gazetesi, SOYKIRIM MÜZESİ Dergisi, SOYKIRIMLAR MÜZESİ DergisiRadyo SESSİZLİĞİN SESİ, PASAPORTSUZ MÜZİK Dergisi, SESSİZLİĞİN MELODİSİ Dergisi, KÖŞE YAZARLARIMIZ-KONUK YAZARLARHABERCİDEN Gazetesi, GÜNAY TULUN ŞİİRLERİ Dergisi, ERZURUM SESLERİ Gazetesi, EDİRNE SESLERİ Gazetesi, GRAMOFONLA TAŞ PLAKLARDAN Dergisi,
UZUN ÇALARDAN GRAMOFONA Dergisi, DOĞANIN DOSTLARI Dergisi, CIZIRTILI 45’LİKLER (bs) Dergisi, CİDDİYET GAZETESİ

[Diğer Yayınlar ve Yayından Kalkan Dergilerle Gazeteler“Haber Gazetesi”nde köşe yazıları, “Turkish News” dergisinde kendi adını taşıyan köşede yazılar, “Yazarlar ve Ozanlar”daki [Gerçeğin Damlaları] köşesinde yazılar, “İstanbul’un Sesi” gazetesinde yazılar*, “Mavi Kültür, Sanat Dergisi”nde yazılar, “Kent Haber” dergisindeki [Sessizliğin Sesi] köşesinde yazılar, “Kent Haber” dergisindeki [Günay Tulun] köşesinde yazılar, “Samsun’un Sesi” gazetesinde yazılar*, “Trakya Web Portalı”nda [Günay Tulun] köşesinde yazılar, “Haberci” gazetesinde yazılar*, “Haberciden” gazetesinde yazılar, “Soykırım Müzesi”nde yazılar*, “Edirne’nin Sesi” gazetesinde yazılar*, “Edirne Web Portalı”nda [Günay Tulun] köşesinde yazılar, “Erzurum’un Sesi” gazetesinde yazılar*, “Turkish Forum”daki [Günay Tulun] köşesinde yazılar, “Eflâtun Sanat, Fikir, Kültür Dergisi”nde şiirler, “Haber Dergisi”nde şiirler, Mavi Kültür, Sanat Dergisi”nde şiirler, “Edirne’nin Sesi”nde şiirler*, “Samsun Sesleri”nde şiirler, “Samsun’un Sesi” dergisinde şiirler*, Bülten Dergisi”nde şiirler, “Erzurum’un Sesi” şiirler*, “Kent Haber”de şiirler, “Sessizliğin Sesi”nde şiirler*, “Edirne Web Portalı”nda şiirler, “Trakya Web Portalı”nda şiirler , “Günay Tulun Şiirleri” internet sitesinde şiirler, “Edirne Web Portalı”nda haberler, Trakya Web Portalı”nda haberler, “Edirnespor Sitesi”nde haberler, “Türkiye’nin Sesi” gazetesinde yazı ve şiirler* ,“İnsan ve Sanat” dergisinde şiirler, “İnsan ve Sanat” dergisinde fotoğraf sergileri , Sessizliğin Sesleri Sanat Galerisi”nde fotoğraf sergileri, “Haberciden” dergisinde tarih yazıları, Tanıtım kataloglarında metin yazarlığı, Bulgaristan’dan Türk göçünde “Pamukbank” adına basın bildirileri, “Sütan” için reklam yazıları…

Bunların dışında: Bir çok basılı dergiyle internet sitesi şiir ve yazılarından aktarma ve alıntılar yapmaktadır. 
 
KALİTELİ YÖNETİM
İşletmelerde iç ve dış organizasyonlar, insan kaynaklarının pozitif kullanımına bağlı olarak artı değer yaratma ve yönetimde kaliteyi sağlama yollarından söz etmektedir. 
 
OSMANLILARDA ÇAĞDAŞLAŞMA HAREKETLERİ Ü. K. B. İ.
Osmanlı Devleti’nde çağdaşlaşma adı altında yapılan hareketlerden birinci ve ikinci meşrutiyet dönemlerini inceleyen bir eserdir. Sayfaca kalabalık bir eser olmamasına karşın, yeterli bilgiler içeren tarafsız bir inceleme örneğidir. Başlangıcında “Yirmidokuzuncu Gün” şiiri yer almaktadır.

Esere aşağıdaki sözlerle giriş yapılmıştır.
“İşte halk adına ve halkın mutluluğu için yapılan bir hareketin, dünya tarihinde hafif bir esinti, Osmanlı ve Türkiye içinse etkileri bugün bile devam eden garipliklerle dolu öyküsü. Bu öyküyü olduğunca tarafsız bir şekilde verebilmek için çeşitli kaynaklardan, karşıt görüşlerden faydalanmaya çalıştım. Ne monarşi ne otokrasi. İnsan onuru için, insanca yaşam için demokrasi kalsın ülkemde…” 
 
ANADOLU UYGARLIKLARI ALACAHÖYÜK TROYA ve ALİŞAR Ü. K. B. İ.
Anadolu’muzda kurulmuş olan sayısız uygarlıklar arasından; Alacahöyük, Troya ve Alişar üzerine yazılmıştır. Adından da anlaşılacağı gibi, Osmanlılarda Çağdaşlaşma Hareketleri Üzerine Küçük Bir İnceleme boyutunda, tarihî ve arkeolojik bilgiler taşıyan, bununla birlikte kopyacı arkeolojiye isyan eden bir inceleme örneğidir. Kitabın önsözünde Anadolu Uygarlıkları adlı şiirle birlikte, özet olarak aşağıdaki ifadeler yer almaktadır. “İnsanlık tarihinde yerini alarak bugünkü uygarlıkların temel taşı olan tüm uluslara, aradan sayısız yüzyıllar geçmesine karşın, hâlâ aynı toprağı paylaştığımız atalarımıza, kısaca onların geleceği olan bizlerden, geçmişimizi yazan tüm insanlara; binlerce selam binlerce teşekkür.  

YAZILI ve SÖZLÜ KAYNAKLARDA ”ANILAR CANLANIRKEN“
Anılar Canlanırken kitabına yönelik tüm kritikler, olumlu ve övgü doludur. Kitapta yer alan eserlerin bir çoğu, radyo ve televizyon programlarının istek alan şiirleri arasındadır.   Bu programlarda da gerek istek sahibi dinleyiciler gerekse programı sunan kişiler tarafından, olumlu kelimelerle tanıtıldığı bilinmektedir. Eser; basıldıktan bir ay sonra “Bir Başkaydı O Yıllar” alt başlığıyla ikinci baskısını yapmış, daha sonra da düzeltmeler ve yeni eklenmiş şiirlerle birlikte “Anılar Canlanırken – Geçmişi Yaşamak Gelecekle” adıyla yeniden basılmıştır. Tüm güzel görünüm ve olumlu eleştirilere rağmen, titizliğiyle ünlü eser sahibi, üçüncü baskı olan “Anılar Canlanırken – Geçmişi Yaşamak Gelecekle” dışında kalanları, hemen her kitapta mutlak surette görmeye alıştığımız bazı hatalar nedeniyle beğenmemekte. Gerçekten de bu son baskıyı öncekilerle karşılaştırdığımızda bizler de çok beğendik.  

ŞİİRLERLE İLGİLİ KISA BİLGİLER 
Yukarıda değinildiği gibi, söz konusu kitap ve dergilerdeki şiirlerden bir kısmı, yıllardır TRT dahil birçok radyo ve televizyonda seslendirilmektedir. “Af” ve “Ah! O Eski Yıllar” gibi bazı şiirlerinin; Enis Fosforoğlu’ nun hazırlayıp sunduğu TRT FM’deki ”Geceye Doğru” programında ilk okunmasını takip eden dört hafta içinde üst üste ve ısrarla istek alması dikkat çekicidir.

Anılar Canlanırken kitabındaki, sağ yanda birkaç eleştirisini gördüğünüz şiirlerin çoğunun yıllardır; radyo ve televizyonlarda okunması, kitlesel dergilerde yer bulması, tarihsel makalelerin içinde yer alması, yayınlanan şiir kitapları ve geniş okuyucu ağına sahipayhan-hunalp-ve-anilar-canlanirken-kritigi-ayni-kritik-farkli-goruntu-6
internet siteleri tarafından alıntı yapılması, şiirlerine yönelik okuyucu kitlesinin artmasına ve eserlerinin daha çok tanınmasına yol açmıştır. Okurların ilgisi, zaman zaman cevap niteliğindeki şiirler üzerinde yoğunlaşmıştır.

– Timur Selçuk’un, notalar aracılığıyla romantizmle realizmi aynı potada harmanladığı muhteşem bestesiyle ölümsüz hâle gelen, Ümit Yaşar Oğuzcan’a ait “Ayrılanlar İçin” şiirine karşılık olarak yazılan “Kavuşanlar İçin“,
– Sezen Aksu’nun duygu yüklü “Biliyorsun” adlı eserine karşılık “Biliyorum” başlığıyla gönderilen cevap; bu tür şiirler arasında akla ilk gelenlerdir.

Toplumsal acılarımızdan; ErmenilerinAnadolu Uygarlıklarına yer veren Ege Life'ın Kapak ve 58. sayfası - [15 Mayıs 2005 - Sayı 17] yaptığı sayısız soykırım cinayetleri üstüne; gerçek, yaşanmış bir öyküden yola çıkılarak yazılmış, insanı yıpratan bir hüzün taşıyan, küçücük bir çocuğun safiyetine karşın ona ve ailesinin tüm fertlerine reva görülmüş mezalimi anlatan, nefesleri bedenlerinden çekip alınmış çocuklarımızın anısına ithaf edilmiş “Yedi Gibiydi Yaşım, Sekize Girmiş miydim ?” adlı ağıtsal şiir ile Bir Ana ki Vatanımın İnsanı adlı şiiirin bulunduğu Eflâtun Sanat Fikir Kültür Aktüalite dergisi ve 24.sayfası... Şubat 1971 Sayı 26
vatan aşkıyla yanıp tutuşan Samsunlu bir şehidin ağzından, küçük bir zaman dilimi içinde yaşananların dile getirildiği “1914 Kışında Sarıkamış Karları” son dönemin önemli şiirleri arasındadır. Bu şiirler de çeşitli illerimizde yapılan “Sarıkamış’ı Anma Törenleri“nde okunmaktadır.

”Başöğretmen Atatürk’ün bir öğretmeninden, bugünün öğrencilerine mektup” ara başlığıyla Anıtkabir Defteri’nde yer alan “Öğretmenin Mektubu” da bazı törenlerde dillerden gönüllere gönderilen şiirler arasında yer almaktadır.  

Affetmenin imkânsızlığını affetmiş gibi anlatan “Af !“, tarih ve coğrafya içerikli bazı eserlerin yazarları tarafından sıkça alıntı yapılan “Anadolu Uygarlıkları“, geçmişin bir daha bulunması imkânsız güzelliklerini yansıtan “Ah! O Eski Yıllar” ve yapıta adını da veren panoramik “Anılar Canlanırken” kitabın en fazla söz edilen eserlerinden ilk akla gelenlerdir.

 Devamı için “Günay Tulun 2“yi tıklayınız. 

 

* İsim değiştirerek yayınlanmaya devam eden ya da yayın hayatlarına bir süreliğine ara veren gazete ve dergiler. (Ayrıca, bu bölümde ad verilerek belirtilen yayınların bir kısmı basılı, diğerleriyse dijital yayındır.) 

———————————————————————————————————————
YAZARLAR ve OZANLAR GRUBU ile SESSİZLİĞİN SESİ GRUBU 
Genel Sanat Yönetmenlerimiz tarafından müştereken derlenen Günay Tulun ile ilgili bu biyografi, uzun araştırma ve çalışmaların sonucudur. Alıntı yaparken, harcanan emeğe saygı için kaynak gösterilmesini ve nezaketen, site adresimize bilgi verilmesini saygılarımızla rica ederiz. 
“Yazarlar ve Ozanlar Grubu” ile “Sessizliğin Sesi Grubu”
ΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞΞ
 
Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: